Olimpiyat ve dünya şampiyonu eski milli halterci Naim Süleymanoğlu tedavi gördüğü hastanede 50 yaşında yaşamını yitirdi. Sayısız madalyaya ve 15 yaşında ‘Dünya Şampiyonu’ olma ayrıcalığına sahip olan Süleymanoğlu halterde edindiği başarısı kadar Bulgaristan’dan Türkiye’ye kaçış öyküsüyle de akıllarda yer etti… Yıllarca özel hayatına dair tek kelime etmeyen sporcu; 2014 yılında Posta’dan Canan Danyıldız’a röportaj vermiş, özel itiraflarda bulunmuştu. İşte o röportaj…


Telefonda konuşmayı hiç sevmiyorsunuz Naim Süleymanoğlu!

Sadece telefonda değil, genelde konuşmayı sevdiğim pek söylenemez. Arkadaşlarım, çevrem de şikayetçi.

* Eyvah!

Yok yok, endişe etme; bugün oturduk senle konuşacağız, rahat ol! Cep telefonları keşke çıkmasaydı ama ya! ‘Nerdesin?’ diye soruyorlar ya; deliriyorum. Artık gizli kalman imkansız. Bazen arkadaşa yalan atıyorum Ulus’tayım diye; ‘Arkana bir baksana’ diyor. Çok fena çok!

* Neden gizleniyorsunuz ki? Gereksiz…

Ya saklandığım yok, ama neden sorar ki nerdeyim, ne yapıyorum diye insanlar? O kadar önemli biri değilim ki; ne yaptığımın ya da şu an nerede olduğumun ne önemi var?

İş sarıyor! Makara tamam!

Belli bir yaştan sonra insan kendi hayatına dönüyor; 20’lerimdeki Naim Süleymanoğlu değilim ki! 48 yaşına geldim. Aynı hareketleri yapmam beklenmesin, bu sakin duruş doğal bir şey.

Ödüllerle dolu bir geçmişe sahip olmak nasıl bir şey?

(Kahkaha atıyor) Lafı hemen değiştir, uyanık! Çok küçük yaşlarda zaten madalya alanları seyredip ‘Bir gün böyle olmalıyım’ diyordum. Hayalini kurduğum bir şeydi, 15 yaşında da Dünya Şampiyonu oldum, 33 yaşına kadar da devamı geldi.

Bayağı hem de!

15 yaşında Dünya Şampiyonu, 8 defa Dünya, 9 defa Avrupa 3 defa Olimpiyat. 60’ın üzerinde de dünya rekorum var. Buraya ulaşmak zor. Bak, bir kere dünya şampiyonu olursun; ama orada zirvede kalmak Canan, işte o çok zordur!

* Şöhret hastalığına tutuldunuz mu peki beyefendi?

Evet! ‘Yıldız hastalığına tutulmak’ deriz biz buna aramızda. Tutuldum tabii, hem de nasıl! 15 yaş ne demek! Hocam hemen toparladı ama beni. Atlattım ama, atlatamasaydım diğer başarılarım asla gelmezdi.

* Ne oluyor ki yıldız hastalığında? İnsan tozutuyor mu?

Sen ve soruların! İlahi Canan! Yahu, hissettiğin şey ‘Ben oldum, harikayım’ duygusu. Egon tavan oluyor. Ama kaç sporcu tanıyorum işte bunu atlatamayıp kaybolan

* Egonuz ne alemde?

Çok yüksek tabii, az desem yalan olur. Hırs olmasa nasıl olur ki yarışmalarda insan?

* Bulgarlara kendinizi kanıtlamak da var mıydı?

1982’de ilk başarımı elde ettiğimde Bulgaristan’daydım, 85’te de hani o malum isim değiştirme zorlamaları başladı. Beni sahiplenen bir toplumdur onlar; takımın bel kemeğiydim; Almanlar gibi diğer Avrupa ülkelerine karşı zafer kazanmak onlar için önemliydi.

* O kadar önemliydiniz de neden sorun yaşadınız?

Madalya kazandığım için Bulgarlar bana mecburdu diyelim Canan, haklısın. Benle iyi geçinmeleri ondandı. Ama 85’te zorla adları değiştirme, işin rengini değiştirdi!* İşte kaçıyoruzzz!

Çok komiksin! Çok yaşa! Başarılı olmam şart olmuştu ki irtica edebileyim diye! Aklıma koydum; başarılı olursam gideceğimiz ülkede yarışırken kaçabilirdim.

* Bulgarları uyanık sanırdım!

Haksızlık etmeyeyim! Onlar bana güvendi; ‘Kaçmaz artık’ dediler; benden emin oldular. Ben de o fikri sarsmamak için hep başarılı oldum ve çaktırmadım hislerimi.

* Aileniz biliyor muydu Şampiyon?

Hayır! Asla! Onlar bile bilmiyordu! Çünkü kimsenin beni yolumdan çaydırmasını ya da endişe etmesini istemedim.

* ‘Yere bakan, yürek yakan’ türü! ‘

Sessiz atın çiftesi pek olurmuş’ versiyon aslında. Şimdi düşünüyorum da; gerçekten cesaret ve macera işi. Ama samimi olayım mı? Benim artık Bulgaristan’da yerim yoktu. Buradan derhal gitmeliydim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here