Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ve Asbaşkan Şekip Mosturoğlu son dönemlerde yaşanan olaylarla ilgili bir basın toplantısı düzenledi. İkili Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş ve Tolga Zengin ile ilgili flaş açıklamalarda bulundu.

Fenerbahçe Kulübü, kupadaki olaylı Beşiktaş derbisi sonrası basın toplantısı düzenledi. Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ve Asbaşkan Şekip Mosturoğlu, gündemle ilgili bugün saat 14.00’te kameraların karşısına çıktı. Toplantı barkovizyonda olaylı FenerbahçeBeşiktaş maçıyla ilgili yayınlarla başladı ve soyunma odası görüntüleri yayınlandı. Ardından Aziz Yıldırım ve Şekip Mosturoğlu açıklamalarda bulundu.

AZİZ YILDIRIM, ŞENOL GÜNEŞ VE TOLGA ZENGİN İÇİN ÇOK SERT İFADELER KULLANDI

“Şekip bey detaylara girdi, ben de genel konuşacağım. 1995-96 yıllarıydı, Trabzon’da teknik direktör Otto Bariç’in sırtına taş geldi, yere düştü. Sonra Fenerbahçe takımı sahadan ayrıldı ve soyunma odasına gitti. O zaman Fenerbahçe hükmen mağlup edildi, 2 yıl ceza aldı. Daha sonra 1 yıla düştü ceza. Fenerbahçe cezasını çekti. Başkanlığa ben geldim, cezaya devam edildi. Ve ceza bitince biz yeniden oynamaya başladık. Güneş ile ilgili şunları söylemek istiyorum, o gün Türk medyası Otto Bariç’e her türlü suçlamayı yaptı. Perşembe günü oynanan Beşiktaş maçı sonrasında da Güneş’in yaptığının yanlış olduğu şeklinde bazı yerlerde haberler çıktı.

”ŞENOL GÜNEŞ TİYATRO OYNAMIŞTIR”

Güneş, herkesi suçlayan konuşmalar yaptı bunların üzerine. Güneş’e olduğu zaman hiçbir şey olmayacak ama Fenerbahçe ile ilgili bir şey olduğunda herkes her şeyi söyleyebilir. Perşembe günü burada Sayın Güneş, tiyatro oynamıştır. Ondan beklenen, Güneş gibi, eğitimci bir insanın, o maçın oynanması için gerekli olan davranışı ve tutumu göstermesini ister ve beklerdik. Sonra istediği gibi konuşabilirdi ve haklı olurdu. Ama siz tiyatro oynayacaksınız, dikiş atılmadan dikiş atılma pozisyonlarına gireceksiniz. Bu tartışmalara gerek yoktu.

”İKİ KULÜBÜ BİRBİRİNE DÜŞÜRMEYE ÇALIŞMASINLAR ARTIK”

Beşiktaş, Fenerbahçe’yi ikinci devre provoke etmeye çalışmıştır. Tolga, Trabzonlu, Şenol Güneş Trabzonlu, Mustafa Pektemek Trabzonlu. Trabzonlular, 1995-96 yıllarındaki ve 2010-11’deki şampiyonlukları alamamanın acısını her platformda bizden çıkartmaya çalışıyorlar. İki dost kulübü birbirine düşürmeye çalışmasınlar artık. Fenerbahçe neyse, Beşiktaş Kulübü de olur. En az sizler kadar temiziz. Güneş, değer verdiğimiz insan, başarıları var, saygı gösteriyoruz. Ama o da Fenerbahçe camiasına saygı göstermelidir. Fenerbahçe Stadı’na geliyor, bordo ceket gidiyor, bordo kravat takıyor, seyirciyi tahrik ediyor. En çok küfüre karşı çıkan ben ve yönetim kurulumdur. Bu olayları tasvip etmiyoruz, ama Sayın Cumhurbaşkanımızın da söylediği gibi, bu olayda kumpas var. İncelemeler bittiği zaman, aydınlatıcı bilgiler hepimize ulaşacaktır. Ama son dönemde bizim maçlara girilmek için çok sayıda Passolig alınmıştır. Kale arkalarında olan kısımlarda 300 tane yeni biletin olduğu ve kombine bileti olanların bazı rakip takım taraftarlarına devir edildiğini gördük.

”OTOBÜS KURŞUNLANDI FAİLİ BİZE GÖRE BELLİ”

Şenol Güneş, oyuncunun gırtlağını sıkar, hakeme küfür eder bir şey denmez. Ama filozof gibi davranır, ben yapmadım der. Herkes normal karşılar. Ama Fenerbahçe’ye oldu mu, ilkleri Fenerbahçe’ye uygulayacağız. Ama Fenerbahçe’ye olmazsa kimseye bir şey demeyiz. Denizli maçı 16 dakika uzatıldı, 20 defa maç durdu. Şampiyonluğu kaçırdık. O maç bugünkü kriterlere benziyor mu? O gün bizim lehimize karar verilmeliydi. Bugün bir şey söyleniyor mu, hayır çünkü Fenerbahçe. Trabzon’da otobüs kurşunlandı, faili bize göre belli. Bugüne kadar, aydınlanması için Türk kamuoyu ne yapmıştır. Biz uğraşıyoruz ama bizim tek başına uğraşmamız yetmiyor. Basın neden ilgilenmez? Çünkü Fenerbahçe olduğu zaman kimse kılını kıpırdatmaz.

”GİT HAKEMLE KONUŞ, KREDİLERİ TÜKETTİ”

Beşiktaş maçı oynanırken, devre arasında Hasan Çetinkaya’yı aradım. Git hakemle konuş, tüm kredilerini tüketti. Maçı tatil etmek kaldı bir tek, git söyle dirayetli olsun dedim. Birisinin kafasına bir şey gelirse, maçı tatil ederim demiş. Diğer statlarda atılmıyor mu, atılıyor. Ne yapıyorsunuz polisi çağırıp tedbir alıyorsunuz. O da çözüm olmazsa, kuralları uygularsınız. Bugüne kadar uygulandı mı, hayır. Fenerbahçe olunca milat olsun oluyor. Ben bu haberi gönderdiğim halde neden yetkililere kornerleri rahat atalım, polislere gelin kalkanları kaldırın demiyorsun? Aynı şekilde emniyete de haber gönderdim. Git emniyetle konuş, sahanın içine girsinler. Onlar da hakem bize talimat gönderirse biz bunu yaparız. Bunu söylemediği için yapmamışlar. Birinin başına bir şey gelirse maçı tatil ederim diyor, neden Ertuğrul’un kafası yarıldığında tatil etmedin. İçeri girdi, maçı tatil etmedi. Bazı görüşmeler yaptıktan sonra maç tatil edildi. O kayıtlara bakılsın. Telsiz kayıtları dinlensin. Maçın tatilini Beşiktaşlı oyuncular içeri girdikten sonra, Gökhan’ın konuşmalarından sonra tatil ediyor. Zamanında Fenerbahçe hangi cezayı çektiyse, Beşiktaş da çekmelidir.

”ZARAR TÜRKİYE’NİNDİR”

İki kulüp de 100 yıllık çınardır, sıkıntı yaşamayalım diye bir şey yok. Sahayı terk eden hükmen mağlup olur, mesele bitmiştir. Biz Fenerbahçe olarak kimseyi tehdit etmiyoruz. Her şeye saygılıyız ama TFF’nin ve herkesin bize saygı göstermesini ve doğru kararı vermesini bekliyoruz. Başka bir isteğimiz yok. Her şeyi Fenerbahçe’nin üzerinden denemek bize bir şey kazandırmaz. Bu camia sıkışmış vaziyettedir. Bu camianın sıkışması, hepimizi rahatsız eder. Kurşunlanmışız, bu failler bulunmalıdır. Bulunmazsa, kanayan yara devam eder. Kumpas, devam ediyor. FETÖ, 24 Haziran seçimlerinden dolayı her statta yeni olaylar yapabilir. Bu ülke, hepimizin. Burada yapılması gereken, hepimizin statlarda, sahaya bir şey atılması, küfür edilmesi ve diğer olayların olmaması için gönül birliğiyle çalışma yapmamız gerekiyor. Zarar Türkiye’nindir. Buna göre davranalım. Masada alınan skora değil, sahada alınan sonuca saygılıyız. Arkadaşlarım ve hocamın söylediği şekilde, yarım kalan maçın oynanmasını onlar arzu ediyorlar, ben maçın kurallar gereği Fenerbahçe lehine hükmen tecil etmesi gerektiğini söylüyorum. Bir de kısaca belirtmek isterim, koltuk atıldı, vs dendi. Peruk, para ve çakmak atılmıştır. Bir de su şişesi atılmıştır. Bunun dışında olayı büyütmek yanlıştır.

”GÜNEŞ’TEN BEKLEDİĞİMİZ BUYDU”

Yıllar önce İBB ile Diyarbakır maç yaptı. Olaylar çıktı, ligden atılması durumu vardı. Biz hayır dedik. Galatasaray – Fenerbahçe maçında hakem düştü. Bizim oyuncular gidip kaldırdı. Eğer kaldırmasalardı, hepimiz 62 puan olacaktık. Biz böyle şeylere tenezzül etmedik, etmeyiz de. Beşiktaş maçında Mehmet Topal düştü, kafası yarıldı. Oyun devam etti. Etmeyebilir miydi, etmeyebilirdi. Benim aklımda başka bir düşünce olsa etmezdi, hastaneye giderdik. Biz bunlara tenezzül etmedik. Güneş’ten beklediğimiz buydu. Biz ona saygılıyız, o da Fenerbahçe’ye saygı göstermek adına sahada kalacaktı.
Tolga’nın annesi vefat ettiğinde, Fenerbahçe tribünleri ona Allah rahmet eylesin diye tezahüratlarda bulundular. O´nun lehine tezahüratlar yaptı. Şükretmeliyiz ki, seyirciler aşağı inmedi. İnseydi, çok daha fena şeyler olabilirdi.

”HASTANEYE GİDECEKTİK, TARAFTAR VAR DEDİLER”

Hiçbir maçtan önce ben veya arkadaşlarım yorum yapıyor, 1.5 senedir. Daha geçen hafta dediler ki, Göztepe ile maçları var, Demba Ba’yı alacağız dedi. Şekip bey, Emenike olayında ceza aldı. Emenike aklandı, Şekip Bey ceza aldı. Şimdi nasıl maçlardan önce transfer konuşuyorlar? Yok mu Türkiye’de savcılar, sen bunu transfer ediyorsun, niye ediyorsun demiyorlar mı? Ne konuşacağız? Hepimizin gerçek kimliğiyle ortada olması lazım, biz ortadayız, onlar değiller. Herkes samimi olacak, kimse ben demeyecek. Her yerde konuşuruz. Biz geçmiş olsun dileklerini ilettik. Hastaneye gidecektik, geçmiş olsuna gidelim dedik. Gitmeyelim, orada taraftar var, olay başka boyutlara gider diye düşündük sonra, gitmedik. Onlar Topal ve Çetinkaya´nın kafasını yardığında geçmiş olsun bile demediler?

Mosturoğlu, Beşiktaş takımının sahadan çekildiğini belirterek, karşılaşmanın 3-0 Fenerbahçe lehine sonuçlandırılması gerektiğini vurguladı. Olayları başlatan kişinin Beşiktaşlı kaleci Tolga Zengin olduğunu söyleyen Mosturoğlu, kulübün uğrayacağı maddi zararların tamamının Tolga Zengin’den tahsis edilmesi ile ilgili yaptırımda bulunacaklarını söyledi. Şekip Mosturoğlu ayrıca, maçın gözlemcisi Vahap Şimşek’in raporunun esas alınması gerektiğinin ve hakem Mete Kalkavan’ın raporunun geçersiz olduğunun altını çizdi.

Şekip Mosturoğlu’nun açıklamaları şöyle:

“BEŞİKTAŞ SAHADAN ÇEKİLMİŞTİR VE 3-0 HÜKMEN MAĞLUP SAYILMALIDIR”

“Taraflı medyaya göre müsabakada Tolga’ya durduk yere küfür edilmiş… Olayların başlangıcını izlediniz, olay tamamen Tolga Zengin’in bir taraftarla göz temasında bulunmasıyla başlıyor. Oğuzhan, Tolga’yı teşvik ediyor ve ardından o taraftar ile Tolga arasında bir kavga başlıyor ve büyüyor. Bu görüntüler bizim görüntülerimiz, emniyet ve TFF’ye verilmiştir. Bu kadar açık görüntüye rağmen bir kısım medya, 3 Temmuz tesiriyle yalan ve karalamayla bambaşka bir olay anlatıyor. Teknik direktörün kafasına koltuk atıldı, oyuncular sahadan ayrıldı ve teknik direktörün kafası yarıldı iddiaları medyada yer buldu. Bu olayların hangisi görüntülerde var? Bizce olay açık, Beşiktaşlı oyuncular ve Şenol Güneş sahayı terk etmiştir, nitekim Gökhan Gönül arkadaşlarını uyarmıştır. Aykut Kocaman maçın devam etmesi gerektiğini söylemiştir. Eğer TrabzonsporFenerbahçe maçı emsal alınırsa, Beşiktaş sahadan çekilmiştir ve 3-0 hükmen mağlup sayılmalıdır.”

“GÜNEŞ, TEMSİLCİNİN VE HAKEMİN BİLGİSİ OLMADAN KAFASINA DİKİŞ ATILMIŞ VE HASTENEYE GÖTÜRÜLMÜŞTÜR”

“Görüntü çok açık, müsabakanın hakemi Mete Kalkavan, Beşiktaş’ın sahadan çekildiğini görüyor, Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş ve futbolcuları sahaya davet ediyor. Gerek olmadığı halde Güneş’in arkasından giderek hocayı sahaya davet ediyor fakat Güneş reddediyor. Gökhan da durumun farkında ve hükmen yenilebileceklerini belirtiyor. Kalkavan durumu kurtarmak için, çekilme olgusunu değiştiriyor ve maçı tatil ediyor. Takdir kamuoyunun. Üzerinde durulması gereken başka bir nokta, hiçbir Beşiktaşlı futbolcunun PFDK’ya sevk edilmemesi. Sadece Tolga, soyunma odası koridorlarındaki hareketi nedeniyle sevk edildi. TFF’ye bir savunma yapılamıyor ama bugün anlatacağım olgu, bizim tezimizin aydınlatılması konusunda en önemli olgu olacaktır. Beşiktaş hükmen mağlup edilmelidir çünkü sahadan çekilmiştir. Mete Kalkavan maçın tatil edilmesi hususunda iki madde sayıyor, biri müsabaka boyunca yaşanan olaylar, diğeri misafir takım teknik direktörünün yaralanması. Müsabakayı 57’nci, dakikada Mete Kalkavan tatil ediyor, 57’nci dakikada futbolculara sahaya gelin diyor.

”GÖZLEMCİNİN RAPORUNDA BÖYLE BİR ŞEY YOK”

Soyunma odasına gidene kadar, müsabakanın oynanması için elverişli olduğunu ifade ediyor. Sahaya yabancı madde atıldığı belirtiliyor, bunlardan 1 tanesi Quaresma’ya isabet ediyor, başka isabet etmiyor. Tatil edilmesini gerektiren bir saha olayı yok. Kamuoyuna asıl sunmak istediğimi söylüyorum, Kalkavan, Güneş’in aldığı darbeden, yaralayıcı maddeden dolayı tatil ettiğini söylüyor. Peki Kalkavan bunu nereden tespit ediyor? Raporda Suat Arslanboğa ve Mete Kalkavan aynen şunu yazıyor; maçın gözlemcisi Vahap Şimşek’ten misafir takım teknik direktörünün başına 5 dikiş atıldığını öğrendik diyor. Vahap Şimşek’ten öğrenmiş. Ancak Vahap Şimşek, Güneş’in kafasına 5 dikiş atıldığını görmemiş. Yine Şimşek,Güneş’in başına 5 dikiş atıldığını Kalkavan’a bildirildiğini de rapor etmemiş. Müsabaka temsilcisi raporuna göre; temsilci, Güneş’e dikiş atıldığını da görmemiş, hastaneye kaldırıldığını da görmemiş. Müsabaka görevlilerinin raporları, aksi iddia edilmediği sürece iptal edilir. Mete Kalkavan’ın raporunda, Vahap Şimşek’in böyle bir beyanda bulunduğu yazılıyor ancak Şimşek’in raporunda böyle bir şey yok. Bu olay saha dışında cereyan ettiği için, Vahap Şimşek’in raporu ele alınır. Kalkavan’ın raporu herhangi bir kanıta dayandırılamaz. Alaattin Özcan ve Celalettin Yavuz’un raporlarında da Güneş’in hastaneye kaldırıldığı yazılı değildir. Güneş ne temsilcinin, ne hakemin bilgisi olmadan kafasına dikiş atılmış ve hasteneye götürülmüştür. Şimşek bunu hakeme söylemiş gibi hakem rapor yazmıştır, halbuki Şimşek’in raporunda bu yok.”

“KALKAVAN’IN İDDİASINA GÖRE ŞİMŞEK YARALANMAYI RAPOR ETMİŞTİR ANCAK ŞİMŞEK’İN RAPORUNDA BU YOKTUR”

“Mardin 47 Spor ile Arsinspor arasında oynanan ve TFF’nin aldığı karara konu olan maç var Mardin’in üstünlüğü ile devam eden ve Arsinspor kalecisinin yaralanması ile tatil edilen maça esas olarak, TFF müsabakanın yarım kaldığı şartlarda tamamlanmasına karar vermiştir. Bu maçın tatil edilmesinde de hakem karar verdi. Tatil edilen bu maçta, müsabaka hakemi hem futbolcunun yaralandığını görüyor hem de acil servis doktoruyla görüşerek futbolcunun yaralandığını teyit ediyor. Burada müsabaka hakemi görmüyor. Diğer bir emsal karar ise Termal Spor ile Armutluspor arasında oynanan ve Termal Spor’un üstünlüğü ile devam eden maçta Armutluspor futbolcusunun yaralanması ile tatil edilen maçın ileri tarihte oynanmasına karar verilmiştir. Temsilci olayı bizzat görüyor ve bütün detaylarıyla rapora yazıyor. Hakem ise hem temsilcisinin kendisine aktardığını dinliyor, hem de telefonla iletişim kurarak durumu teyit ediyor. Ancak bizim maçta Kalkavan hiçbir şekilde Güneş’in yaralandığını görmemiştir, hasteneye götürüldüğünü de görmemiştir. İddiasına göre Şimşek, bunu rapor etmiştir ancak Şimşek’in raporunda bu yoktur.”

“KALKAVAN MÜSABAKAYI TATİL ETMİŞSE, TFF’NİN TATİL PROSEDÜRÜNE AYKIRI BİR İŞLEM YAPMIŞTIR”

Kalkavan müsabakayı tatil etmişse, TFF’nin tatil prosedürüne aykırı bir işlem yapmıştır. Maç kaldığı yerden tekrarlanmalıdır. Dün akşam UEFA’nın bu konuyu soruşturduğunu ve TFF’nin vereceği kararını beklediği söylenmektedir. Bu bizim 3 Temmuz’da çok gördüğümüz UEFA sopasının tezahürüdür. Ama artık Fenerbahçe ve Türkiye, bunlarla ilgilenmiyor. FETÖ’nün aleti olan bu iletişimin artık son bulması gerekmektedir.
Bu saydığım olaylar çoğaltılabilir, bunlar yakın tarihli olaylar. TFF’nin, hakemlerin vermiş olduğu kararlar ortadadır. Bu karalar emsal kabul edilmezken, son maçta emsal ceza talep etmek, bizim saf olduğumuzu zannetmektir.”

“SAYIN GÜNEŞ, İNSANLARIN GÖZÜNE BAKA BAKA, BİZLERİ ZAN ALTINDA BIRAKMANIN SANA NASIL BİR YARARI VAR?”

“Güneş, Beşiktaş maçından sonra bir açıklama yaptı, daha önce 3 Temmuz’da da benzer bir açıklama yapmıştı. Cevap verme hakkımız yoktu, Güneş de gerçek yüzünü o zaman göstermiştir. Bizim cevap veremeyeceğimizi bilerek bir iddia ortaya atmıştı, geçen gün de aynısını yaptı. Takdir spor kamuoyunun, ben ortaya attığı iddia ile ilgili açıklama yapmak istiyorum. Şenol hoca paraya biraz farklı bir değer veriyor. TFF’nin Güneş’in sözleşmesinin feshetmesi sonrası, Güneş’in Tahkim Kurulu’nda bir davası var. Güneş benim, noter ihtarnamesini değiştirdiğimi söyledi. Benim nasıl böyle bir şey yapabileceğimi açıklamasını beklyiorum.
TFF, Güneş’in 5 aylık ücretini yatırdı, Güneş, ‘Bu bir fesih midir’ dedi, TFF ardından feshetmeyi bildirdi. Hatırlarsanız, 2000 yıllarında Digiturk ödeme güçlüğü çekiyordu. Digiturk kuru dediğimiz bir kur sistemine geçmişti TFF. Güneş, 14.7.2000 tarihinden itibaren 4 yıl boyunca Digiturk’ten parasını aldı ve buna hiçbir şekilde itiraz etmedi. Paraya değer vermeyen, TFF’de hakkını bırakan sayın hocam, 4 yıllık maaş farkını talep etti TFF’den, Tahkim Kurulu bunu reddetti. 500 bin dolarlık sözleşme şartını alamadığını iddia etti, Tahkim Kurulu bunu da reddetti. O gün Tahkim Kurulu’nda kimler vardı, başkan Türker Arslan’dı. Üyelerden biri Celil Demircioğlu, Trabzonlu’ydu ve Trabzonspor’un yöneticisiydi. Bir başka üye de Yılmaz Savaşer’di. Tüm talepler reddedildi. Ama Güneş nasıl bir gafletteyse, bunu benden bildi. Biz bunları cevaplandıramadığımız zamanlar Güneş bunları basında başka şekilde anlattı. 5 aylık alacağımı alamadım TFF’den dedi. Tahkim’deki davada Güneş’in avukatı şöyle diyor; hoca parayı almış, ekstreyi alamadığı için iddiada bulunuyor ama ekstre alınırsa davadan vazgeçeçecek. Ekstresini getiriyor, Tahkim Kurulu karar veriyor. Alacağını almasına engel olmuşum Güneş’in. Ben hocaya soruyorum, 15 yıl olmuş. Kesinleşmiş Tahkim kararıyla bunu hak etmediğin teyit edilmiş. İnsanların gözüne baka baka, bizleri zan altında bırakmanın sana nasıl bir yararı var?”

“GEÇMİŞTE ‘NUMARA YAPIYOR’ DİYEN İNSANLARIN, BENZER BİR OLAYDA BU TİP SÖYLEMLERE TAHAMMÜLLERİ OLMUYOR”

“Hakemin raporu açısından açıklama yaptık. TFF’nin bugüne kadarki uygulaması şu şekilde; takım görevlilerinden herhangi bir tanesi ciddi bir yaralanmaya uğrarsa, temsilci ve hakemin rapor etmesi gerekir. Cuma günü raporlar geldi, savunmamızı yaptık. Başkan çok net olarak açıkladı, geçmişte olduğu zaman numara yapıyor diyen insanların, benzer bir olay meydana geldiğinde bu tip söylemlere tahammülleri olmuyor. Beşiktaş’ın tezi olabilir, bizim tezimiz de bu. Yönetim kurulu raporlara göre karar verecek.”

“BURADAN ALINACAK HER TÜRLÜ MADDİ YAPTIRIMDAN TOLGA ZENGİN SORUMLUDUR”

“Şubelerin yaptığı ortak bir çalışma var. Organize bir suç tespit edilirse, yargılama yapılacaktır. Bu olayların başlangıç anını izlediniz. Buradan alınacak her türlü maddi yaptırımdan Tolga Zengin sorumludur. Tolga bundan sonra bu stada geldiğinde böyle bir şey yapamayacağını bilecek.”

“BIÇAK KEMİĞE DAYANMIŞ VE HATTA GEÇMİŞTİR”

Beşiktaş’ın açıklamalarını göreceğiz, ben yapabileceklerini düşünmüyorum çünkü sonuçları var. Bugünden bunları söyleyip, o kurulları bağlamanın bir gereği yok. Bu bir şantajdır, baskı yapmaktır. Bizim ne karar vereceğimizi söylememize gerek yok. Kötü örneklerin hepsinde Fenerbahçe üzerinden emsal yaratılması, artık bu camianın kabullenebileceği bir şey değildir. Fenerbahçe camiasının hiçbir tahammülü kalmamıştır. Bıçak kemiğe dayanmış ve hatta geçmiştir.”

“BU OLAYLARIN BAŞLAMA SEBEBİ, TOLGA ZENGİN’DİR”

“Biz de medyadan takip ediyoruz, hatta iki tanesinin dün oynanan maçta gözaltına alındığını duyduk. Bu futbolculara suç duyurusunda bulunma konusunda şunları söyleyebilirim; BeşiktaşFenerbahçe maçında Robin van Persie dil çıkartmıştı, Şafak Mahmutyazıcıoğlu suç duyurusunda bulunmuştu. Futbolun doğasına aykırı olduğunu söylüyordu. Tahminim şu, biz bir suç duyurusu yapmayız. Bu olayların başlama sebebi, Tolga Zengin’dir. Biz maddi zararların tazmini için ona maddi dava açacağız.”

“TÜRKİYE’DE FUTBOL, BÜYÜK ÖRGÜTLERİ KARŞI KARŞIYA GETİRMEYE ÇALIŞAN BİR FAY HATTI”

“Kumpas tespiti, bizim yaptığımız bir tespit olsa, diyeceğim ki siz somut bir şey olmadan bir şey söylediniz. Bunu Cumhurbaşkanı da söyledi. Bunları hala ciddiye almıyor ve futbol rekabetiyle izah etmeye çalışıyorsak, durumu yeterince anlayamamıştır. Türkiye’de futbol, büyük örgütleri karşı karşıya getirmeye çalışan bir fay hattı. Bize emniyet birimlerinin ilettiği, ileride de bunların deneneceği yönünde. Bu sadece kulüplerin önüne geçebileceği bir durum değil. Bu terör unsurunu yaratanların ortaya çıkarılması lazım, devlet de bunları ortaya çıkartmaya çalışıyor. Tribünlerin dikkatli olması gerekiyor. Gözaltına alınan insanların büyük bölümü, çevresindeki insanların şikayetleriyle bulundu. Onun dışında küfürle mücadele, sahadaki rekabetle izah edilebilecek tatsız olayların engellenmesi ile hep birlikte bir şeyler yapalım.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here